ŞİİR TAHLİLİNDE ANAHTAR KELİME TESBİTİNİN ÖNEMİ

Her gerçek şiir, bir edebî metin olarak, kendine mahsus bir kelime kadrosuna sahiptir ve bu kadro, “şiir dokusu”nu meydana getiren ana unsurdur. Yahya Kemâl’in “Çıktı Otranto’ya pür-velvele Ahmed Pâşâ” mısraındaki “velvele” kelimesi, “velvele koparmak” deyimindekiyle -hem ses hem de anlam olarak- aynı değildir. Deyimde harcı âlem olan bu kelime, Yahya Kemal’in şiirinde, büyük bir ordunun fâtihâne bir edâ ile karaya çıkışındaki “ihtişâm”ı ifade etmektedir.

Prof.Dr. SAADETTİN YILDIZ
Prof.Dr. SAADETTİN YILDIZ

Şiirin anlamı, kendini kuran kelimelerin sahip bulunduğu ifade imkân ve kabiliyetinin zenginliğine bağlı olarak genişler, derinleşir. Anlamı her şiirde aynı olan kelime, ait olduğu dilin umûmî lügatinin; vokabülerine dahil bulunduğu şiire göre hususî anlamlar kazanan kelime ise o şiirle sınırlı bir lügatin malıdır. Şiir, bu ikinci türden kelimelerle ancak “kendi kendisi” olur.

Kelimelerdeki bu hususîlik, metinde yer alan kelimelerin tamamı için değil, onun anlam, imaj ve ses dokusuna katkısı bakımından yüksek değer taşıyan muayyen kelimeler için söz konusudur. Şiirin, duygu, hayâl ve düşünce iklîmi bu kelimeler ile kurulur: Bir aşk şiirindeki yüksek tansiyonu, ironik bir şiirdeki zekâ inceliğini, tabiat şiirindeki mekân-mesafe-renk idrâkini, metafizik bir şiirdeki “ötelere uzanış”ı ve aşma-yücelme duygusunu bize tam olarak hissettiren faktör, belli bazı kelimelerin o şiirde yüklendiği husûsi anlamdır. Kelimelerin “potansiyel bir ifade gücü”ne sahip oldukları bilinmekle beraber, asıl anlam zenginliği, sıra dışı kelimelerle ve onların şairce istifi ile ortaya çıkar. Kelimelerin “metne bağlı anlam” yönü, lügattaki sabit anlamdan çok daha önemlidir; çünkü kelimeler bu sayede hususî görevler yüklenirler…Devamını İndirmek İçin Tıklayın

Paylaş
Facebooktwitter

Leave a comment