MUSTAFA SEYİT SUTÜVEN’İN ŞİİRİNDE ÂHENK UNSURLARI

Her gerçek şair, “ses”in peşinden gider. Şair için dil, bir anlam unsuru olduğu kadar da âhenk unsurudur. “…Verlaine gibi, şiirde âhengi, birinci dereceye yükseltmek istemesek bile, ona, hiç olmazsa mâna kadar yer vermek mecburiyetindeyiz.” Çünkü şiir, anlam yönü ne derece önemli olursa olsun, dilin mûsıkî imkânlarının iyi kullanılmasından doğar. Bu sebeple de şiire dair her değerlendirmede, âhenk, önemli bir şi’riyet unsuru olarak ele alınır.

Prof.Dr. SAADETTİN YILDIZ
Prof.Dr. SAADETTİN YILDIZ

Şiir, mûsıkînin kendisi değilse de, kelimeleri, ses bloklarını ve hattâ tek tek sesleri seçerek kullanma özelliğinden dolayı, müzikal bir metindir. Şair, dil birliklerini seçerek kullanır; her edebî eser için geçerli ve gerekli olan bu seçicilik, şiir için kaçınılmaz bir mecburiyettir. Vezin, kafiye; alliterasyon, armoni.. bu seçmenin ayrı ayrı tezahürü değil midir? Bu unsurların yalnızca biri bile şairi seçici olmak zorunda bırakır.

Dilin şahsî tercihle kullanılması üslûbu meydana getirir. “Fuzûlî’nin üslûbu, Şeyh Gaalib’in, Yahya Kemal’in, Nâilî’nin, Ahmed Hâşim’in üslûbu” tabirleri, bu sanatçıların dil tasarrufları ile doğrudan ilgilidir. “Üslûp, bir sanatkârın bütün eserine sâri olan bir şahsiyet damgasıdır. Harflerden başlayıp eserin en derin kompozisyonuna kadar, bu damganın izlerini bulmak mümkündür.” Devamını İndirmek İçin Tıklayın

Paylaş
Facebooktwitter

Leave a comment